Sohbet

Özel Arama
Mesaj Önizleme 
1 Oy - 3 Ortalama   Gençliğin Cinsellikle İmtihanı ....
11-10-2008 01:00 PM Gençliğin Cinsellikle İmtihanı ....
MUHAMMED SİDAR
Forumcu
***

width=
Mesajlar: 438
Grup: Kayıtlı
Katılım: Aug 2008
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 36
Karma Ver :

Ruh Halim: Olgun


Level: 19
HP: 460 / 460
MUHAMMED SİDAR's HPMUHAMMED SİDAR's HP
MP: 146 / 540
MUHAMMED SİDAR's MPMUHAMMED SİDAR's MP
EXP: 43%
MUHAMMED SİDAR's EXPMUHAMMED SİDAR's EXP
Tşk Ettiği Msj Sayısı 92
221 Msjda 418 Tşk Aldı
Mesaj: #1
New  Gençliğin Cinsellikle İmtihanı ....


Gençliğin Cinsellikle İmtihanı


CİNSELLİĞİN gençler için sorun olması, bu zamana özgü değildir. Her devirde gençler, özellikle büluğ çağından itibaren iç dünyasında karşı cinse karşı şiddetli bir cinsel arzu duyar. Bu, onun fıtratında vardır. Önemli olan, bu arzunun meşru bir yoldan tatmin edilip edilmemesidir.

Aslında bu durum, insanı iç dünyasında zorlayıcı bir etkiye sahip olan her türlü dürtü ve eğilim için de geçerlidir. Örneğin, acıkma hissi, insanda tıka basa tok olana kadar yemek yeme eğilimi doğurabilir. Bu eğilim karşısında kişi, aç kalmadan, biraz yemeye, yeterince yemeye ya da tıka basa doymaya kadar geniş bir davranış setiyle karşı karşıyadır. Burada “İnsan acıktığını hissediyorsa, o hissi bastırmak için tıka basa yemelidir” şeklinde bir fikir ortaya atmak, son derece deterministçe bir bakış açısını yansıtır ve yanlıştır. Bir insanı içeriden zorlayan hiçbir dürtü ve eğilimin davranış açısından tek bir standart karşılığı yoktur. Her zaman çeşitli seçenekler vardır. İnsan iç eğilimlerini ilanihaye yok farzedemez, ama onun büsbütün esiri de değildir.

Mesela Ramazan ayında oruç tutan bir mü’min, sahur vaktinden iftara kadar bir gün boyunca bedeninin “Ben açım!” uyarılarına mukavemet gösterir. Çünkü ruhî inançları bedenî ihtiyaçlarına galiptir. “Rabbim, nimetlerine karşılık yılın bir ayında benden oruç tutmamı istiyor” inancı, o mü’mini gün içinde ağzına bir lokma atmaktan alıkoyar. Bu da gösterir ki, bedenin ihtiyaç olarak duyurduklarına mağlup olmak, her şeyden önce bedenin ihtiyaçlarını öncelemek ve daha değerli görmekle ilgili bir şeydir.

Hasılı, çalışma prensibi bakımından acıkma duygusu ile cinsel duygular arasında fark yoktur. Kişi, ikisini de iç dünyasında duyumsar ve bir şekilde o duyguyla ‘hesaplaşır.’ Bu hesaplaşmanın sonunda o duyguyu iç dünyasında bloke edebileceği gibi, meşru ve helâl dairede tatmin etmeye de yönelebilir. Ya da o duyguyu hemen ve azgınca tatmin etmeye yönelir, ki bu nefsin tercih edeceği bir yoldur.

Gelgelelim insanın nefsine prim vermesi onu hayvanlığa yakınlaştırır.Çünkü arzu ve eğilimleri derhal gerçekleştirme tarzı, insan söz konusu olduğunda, akıl ve iradenin süreç dışı kalmasını, tüm sürece ‘kör duygular’ın egemen olmasını sonuç verir. Duygu ise şuursuzdur, ne yaptığını bilmez. Kural tanımaz, tecavüz eder. Tıpkı bir hayvan gibi, her şeyi içinde bulunduğu andan ibaret sanır. Bakışını, yaratıcısına ve öteye (ahirete) yükseltemez.


Nefsinin farkında olan dolayısıyla Rabbini tanıyan bir mü’min için ise cinsel duygularına karşı hareket tarzı daha farklıdır. O diğer bütün duygularında olduğu gibi, cinsel duygularını da Rabbinin çizdiği sınırlar içinde anlamaya, kıymet vermeye ve tatmin etmeye çalışır. Meşruiyetin kaynağı, Rabbin emir ve yasaklarıdır.

Nitekim Rabbin emir ve yasaklarını ihtiva eden İslâm, bir fıtrat dinidir. İnsanın duygularını, arzularını ve eğilimlerini inkâr etmez. Öte yandan tüm bunların kuralsız ve hazcı bir tutumla tatmin edilmelerine de izin vermez. Çünkü Rab, insanı bu dünyaya indirmekle bir maksat gütmektedir. Bu maksat, hammadde mesabesindeki duyguların tensel ve yersel yönünü en başta iman kuvvetiyle, sonra akıl ve irade aletleriyle nakış nakış işlemek, onları doğru mecralarına oturtmak sûretiyle yüce gayelere çevirmekle hasıl olmaktadır.

Cinsel duygulara gelince, İslâm bu enerjinin nikah yoluyla teskin edilmesini teşvik eder. Eğer şartları buna uymuyorsa, gence iffetine sahip çıkmasını önerir. Fakat bunun zorluğunu da öngörür. O yüzden ona namahreme nazar etmemeyi, gerekiyorsa oruç tutmayı ve “Ya Rabbim bir anlığına bile olsa beni nefsimin eline bırakma!” duasını tekrarlamayı öğüt verir.


İtiraf etmek gerekir ki, bu zamanın gençleri için şartlar elbette daha zordur. Çünkü zaman nefisperestliğin son derece yaygınlaştığı bir dönemdir. İnsanların bedenlerini kendi mülkü saydığı, onu kendi istediği gibi sergileyebileceğini düşündüğü bu dönemde cinselliği hatıra getiren imgeler sayısızdır. Cinsel içerikli şarkı sözleri, en alâkasız üründe bile kadının kullanıldığı reklâmlar, açık saçık fotoğrafların yer aldığı dergi ve gazeteler.. gençleri iradelerini iptal edip her daim nefislerinin sesini dinlemeye davet etmektedir. Dahası, sokakta ve neredeyse her türlü mekânda rastlanan açık saçıklık, aile ve akraba ilişkilerinin bozulması, flörtün yaygınlaşması, evlenme yaşının geç yaşlara sarkması da gençlerin cinsel duygularıyla meşru yoldan baş edebilmesini zorlaştırmaktadır.

Bozuk bir çevrede her an göze takılabilecek bir cinsel imge, gencin aklını sürekli cinsellikle meşgul etmesine ve gözünü nefsinin arzuları doğrultusunda haz tarayıcılığında kullanmasına sebep olur. Böylesine cinsellik tehdidi altında yaşayan bir topluma ise, zina etmemek yerine zinaya yaklaşmamayı emretmek, elbette çok daha hikmetlidir.

Gerçekten günümüz toplumlarında örtünme emri yerini açık saçıklığın norm olduğu bir hâle terketmiştir. Nitekim içinde yaşadığımız toplumda seksen yıl önce sokakta başını açan tek tük hanımlar ayıplanırken, şimdi örtünen bayanlar dışlanır hâle gelmiştir.


İşte günümüz gençlerinin karşı karşıya kaldığı esas zorluk bu bozuk çevredir. Gençlerimizin bir başka zorluğu ise, aile ve akrabalık ilişkilerinin çözülmesidir. Saadet Asrı’nda bir genç, Resulallah’a gelerek zina etmek için izin ister. “Ya Resulallah, zina etmeme izin ver!” der. Orada bulunanlar hemen delikanlının üzerine yürüyüp onu azarlarken, Resulallah, “Onu bana yaklaştırın” buyurur. Aralarında şu konuşma geçer:

Böyle bir şeyi annen için arzu eder misin? Genç:

Vallahi hayır! Allah beni sana feda etsin ki hayır! Resulallah (asm):

Hiçbir insan da böyle bir şeyi annesi için istemez. Peki ya kızın için arzu eder misin? Genç:

Vallahi hayır! Allah beni sana feda etsin ki hayır!...

Konuşmanın devamında Allah Resûlu, aynı soruları gence halası, teyzesi için de sorar. Gencin cevapları ise yine aynıdır.

Bu hadîsin tersten bir okumasıyla farkedileceği üzere, aile ve akrabalık ilişkilerinin olmadığı ya da zayıfladığı, üstüne üstlük, açık saçıklığın kol gezdiği bir yerde, gençlere kadının cinsel obje dışında değerleri olan, toplum içinde önemli rolleri ifa eden bir varlık olduğunu anlatmak hiç de kolay değildir. Aynı şekilde baba, erkek kardeş, amca, dayı, enişte.. rollerine hayat tecrübesi içinde tanık olmayan bir bayanın, erkeklerin her zaman kadınlardan ‘istifade’ etmek isteyen bir tür olmadığını zihninde oturtması kolay değildir. Günümüzün yabancı birinin akrabadan hem bedenen hem kalben daha yakın olduğu kent hayatı, bu açıdan son derece hatalı bir görüntü arz etmektedir.


Tüm bu olumsuzluklara rağmen, bugünün gençleri kendilerini cinsellik konusunda daha baştan mağlup olarak düşünmemelidir. Eğer mü’min iseler zaten daha başta nefsin cinsel arzularına karşı dengeleyici bir kuvvete, hem de iman kuvvetine sahipler demektir. Kalpte iman durduğu müddetçe, gençlerin cinsellik ya da açık saçıklık konusunda kendilerini çaresiz görmeleri doğru değildir. En önemli dayanakları, işte kalplerindeki bu imandır. Çünkü iman hem kuvvettir, hem lezzettir. Bir yandan dünyanın geçici hazlarına mukavemet gücü kazandırır, diğer yandan verdiği daimi huzur lezzetiyle şehevî hazlara tenezzül etttirmez.

Öte yandan iman, mü’min genci adaletli olmaya ve sorumlu davranmaya yönlendirir. İman gözlüğüyle bakan bir mü’min genç, şu anda ya da gelecekte birisinin eşi olacak birine sırf şehevî bir arzuyla bakmanın bile, bir hakka tecavüz olduğunu bilir. Ayrıca böyle bir davranışın kendisine karşı yapılmış bir haksızlık olduğunu da düşünür. Çünkü aklı, imanı, iradesi, ihlası, sabrı.. dururken; şehevî arzusunu kendisine rehber edinmesi ve anlık bir hazzı en büyük hedef yapması, Rabbinin kendisine verdiği potansiyeller açısından gerçekten çok büyük bir haksızlıktır. Koca kâinatı kuşatabilecek bir kalbin, zerrede boğulması gibi bir şeydir.

Cinsellik sınavı karşısında mü’min gencin bir diğer dayanağı, sağlıklı bir aile ve akraba ilişkisidir. Anne-babası, kardeşleri ve akrabaları tarafından sevilen ve değer verilen bir genç, başıboşluk, değersizlik ve can sıkıntısıyla cinsel dürtülerinin peşine koşturmaz. Sefahatin hocası olan sıkıntının yörüngesine girmez. Küçük yaşlarda onların nezareti, sevgisi; ilerleyen yaşlarda yoldaşlıkları, dostlukları, muhabbetleri sayesinde kalbi sevgi ve güven duygusuyla dolu olur. Sevgi ve ilgi mahrumiyetinden doğan bir sevgi arayışı ile yanlış adreslerde ve yanlış kollarda hayvansı bir cinselliğin tuzağına düşmez.

Yine kalbi sevgi ve güven duygusuyla dolu olan bir genç, günümüzde çokça görülen ‘kötü arkadaş’ baskısına da dirençli olur. Onların cinselliği büyümenin bir göstergesi gibi gösterip alaycı bir tavır almalarına karşı kendisinde bir eksiklik varmış gibi düşünmek yerine, onlarda yersiz ve zamansız bir sapma olduğunu görür. Buna karşılık özellikle aile içinde sevilmeyen, varlığı önemsenmeyen, dokunulmayan bir genç, akranlarının baskısı karşısında dayanamaz; nefsine ve onların ayartmalarına yenik düşebilir.

Aslında tüm mesele, eninde sonunda gelip kalbe dayanmaktadır. Eğer bir gencin kalbi, iman nuruyla dolu, başta ailesi olmak üzere çevresindeki insanların sevgi ve ilgisine muhatap ise, o gencin cinselliği bir ısrar ve takıntı haline getirmesi söz konusu değildir. Cinselliğin sahte parıltısı, ancak kalbi boş ve sevgisiz kalmış bir genç için güneş gibi parıldar.

Dolayısıyla dikkat edilmesi gereken nokta, kalbin daima semavî hazlarla takviye edilmesine çalışmaktır. Aksi halde, tabiat boşluk kabul etmediği gibi, dünyevî hazlar da kalbi kendi çekim alanı içine alır. Kalbi semavî hazlarla takviye etmenin yolu ise en başta farz ibadetleri yerine getirmek, sonra tefekkür ve zikirdir. Bunları hayata geçirdiği ölçüde bir gencin kalbi cinsel arzuların ayartıcılığına karşı gerekli donanıma kavuşmuş olur.

Bu hale ulaştığında genç yapması gerekenleri yapmış demektir. Geriye bu halini korumaya çalışmak kalır. Onun da yolu Yusuf aleyhisselâm’ın “Ben nefsimi temize çıkarmıyorum, çünkü o daima kötülüğü emredicidir” sözü ile Rabbimizin “Zinaya yaklaşmayın, çünkü o açık bir kötülüktür’ buyruğunu birlikte düşünüp, zinanın da nefsin de ‘kötülük paydası’nda birleştiğini tefekkür ettikten sonra, Peygamber Efendimiz gibi daima “Allahım bir anlığına bile olsa beni nefsimin eline bırakma!” duasını dilden düşürmemektir.



11-10-2008 01:00 PM
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Tşk Edenler konyevi (11-10-2008 01:05 PM), *GÜL* (23-10-2008 04:19 PM), Manav (24-10-2008 03:47 PM), Belinay (15-12-2008 11:43 AM)
11-10-2008 01:06 PM RE: Gençliğin Cinsellikle İmtihanı ....
konyevi
Kıdemli Üye
****

width=
Mesajlar: 1,148
Grup: Kayıtlı
Katılım: Jul 2008
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 107
Karma Ver :

Ruh Halim: Sicak


Level: 29
HP: 7 / 716
konyevi's HPkonyevi's HP
MP: 382 / 1,085
konyevi's MPkonyevi's MP
EXP: 65%
konyevi's EXPkonyevi's EXP
Tşk Ettiği Msj Sayısı 2174
616 Msjda 1241 Tşk Aldı
Mesaj: #2
RE: Gençliğin Cinsellikle İmtihanı ....


Gerçekten günümüz toplumlarında örtünme emri yerini açık saçıklığın norm olduğu bir hâle terketmiştir. Nitekim içinde yaşadığımız toplumda seksen yıl önce sokakta başını açan tek tük hanımlar ayıplanırken, şimdi örtünen bayanlar dışlanır hâle gelmiştir.




Ne kadar seversen sev, bir gün ayrılacaksın.
Ne kadar toplarsan topla, bir gün bırakacaksın.
Ne kadar yaşarsan yaşa, bir gün öleceksin.
Ne yaparsan yap, bir gün hesabını vereceksin.

11-10-2008 01:06 PM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Tşk Edenler free (02-11-2008 01:45 PM)
23-10-2008 04:21 PM RE: Gençliğin Cinsellikle İmtihanı ....
*GÜL*
El-Hamîd aşığı
*****

width=
Mesajlar: 1,853
Grup: KayıtlıVip
Katılım: Apr 2008
Statü: Uzakta
Karma Puanı: 82
Karma Ver :

Ruh Halim: Oylesine


Level: 35
HP: 0 / 872
*GÜL*'s HP*GÜL*'s HP
MP: 617 / 1,810
*GÜL*'s MP*GÜL*'s MP
EXP: 89%
*GÜL*'s EXP*GÜL*'s EXP
Tşk Ettiği Msj Sayısı 323
402 Msjda 646 Tşk Aldı
Mesaj: #3
RE: Gençliğin Cinsellikle İmtihanı ....


“Allahım bir anlığına bile olsa beni nefsimin eline bırakma!” (amin..)




BİNNUR
Gül,o güzel kokuyu,dikenle hos geçinmekle kazandi....

23-10-2008 04:21 PM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
27-10-2008 04:34 AM Cvp: RE: Gençliğin Cinsellikle İmtihanı ....
MUHAMMED SİDAR
Forumcu
***

width=
Mesajlar: 438
Grup: Kayıtlı
Katılım: Aug 2008
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 36
Karma Ver :

Ruh Halim: Olgun


Level: 19
HP: 460 / 460
MUHAMMED SİDAR's HPMUHAMMED SİDAR's HP
MP: 146 / 540
MUHAMMED SİDAR's MPMUHAMMED SİDAR's MP
EXP: 43%
MUHAMMED SİDAR's EXPMUHAMMED SİDAR's EXP
Tşk Ettiği Msj Sayısı 92
221 Msjda 418 Tşk Aldı
Mesaj: #4
Cvp: RE: Gençliğin Cinsellikle İmtihanı ....


*GÜL* Yazan:
“Allahım bir anlığına bile olsa beni nefsimin eline bırakma!” (amin..)


AMİN....



27-10-2008 04:34 AM
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
02-11-2008 04:21 AM Cvp: Gençliğin Cinsellikle İmtihanı ....
cansen22
Acemi
*

width=
Mesajlar: 46
Grup: Kayıtlı
Katılım: Oct 2008
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 0
Karma Ver :

Ruh Halim: Mesgul


Level: 5
HP: 64 / 114
cansen22's HPcansen22's HP
MP: 15 / 74
cansen22's MPcansen22's MP
EXP: 59%
cansen22's EXPcansen22's EXP
Tşk Ettiği Msj Sayısı 1
11 Msjda 12 Tşk Aldı
Mesaj: #5
Cvp: Gençliğin Cinsellikle İmtihanı ....


Cinsel dürtüler ,insanın doğumunda Yüce Allah tarafından ,insan beynine verilmiş bir emirdir.Bu emir vadelidir,yaratılan büluğ çağına geldiğinde ,bu emrin uygulama süreci başlar.Cinsler ,neslin devam etmesini sağlayacak bu emri yerine getirmeye çalışır. Bu emir engellenemez,engellendiği zaman,insan beyninde ki bu emir
kadın veya erkek yerine başka objeler bulma yoluna girer veya bu emri zorbalık yoluyla yerine getirmeye çalışır.

Bu emrin yerine getirilmesinde normal şartlar elvermiyorsa bence en zararsız alternatif,kendi kendini tatmindir,bu metod hiç kimseye zararvermeyecek tek yoldur, diye düşünürüm.



02-11-2008 04:21 AM
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
15-12-2008 11:31 AM Cvp: RE: Gençliğin Cinsellikle İmtihanı ....
(*)H.Z.B.L.H(*)
Çaylak
**

width=
Mesajlar: 112
Grup: Kayıtlı
Katılım: Oct 2008
Statü: Uzakta
Karma Puanı: 18
Karma Ver :

Ruh Halim: Supheli


Level: 9
HP: 215 / 215
(*)H.Z.B.L.H(*)'s HP(*)H.Z.B.L.H(*)'s HP
MP: 37 / 127
(*)H.Z.B.L.H(*)'s MP(*)H.Z.B.L.H(*)'s MP
EXP: 60%
(*)H.Z.B.L.H(*)'s EXP(*)H.Z.B.L.H(*)'s EXP
Tşk Ettiği Msj Sayısı 17
65 Msjda 113 Tşk Aldı
Mesaj: #6
Ka10  Cvp: RE: Gençliğin Cinsellikle İmtihanı ....


*GÜL* Yazan:
“Allahım bir anlığına bile olsa beni nefsimin eline bırakma!” (amin..)



DUANA AMİN KARDEŞİM...

KONUYU AÇAN ARKADAŞIMIZ HER DÖNEMDE DEMİŞ KATILMIYORUM....ÇÜNKÜ ASRI SAADET DÖNEMİNDE MÜSLÜMANLAR CİNSEL ARZULARINI HELAL OLARAK KARŞILAMAKTADIRLAR...ONLAR ŞEYTANİ VE ŞEHVETİ ARZULARINI RABLERİNİN İZNİ VE YARDIMIYLA SİNDİRMEKTEYDİLER...

ŞİMDİ İSE ARTIK GENÇ NESİL KIZ ARKADAŞ EDİNMEYİ NORMAL KARŞILIYOR...KARDEŞİM O KIZ SENİN HELALİNMİ YOK..O ZAMAN ONUN ELİNİ TUTMAYI BIRAK YANINA BİLE YAKLAŞMAYA HAKKIN YOK....EĞİTİM VE BU DEVLET SİSTEMİ GEÇLERDEKİ AHLAKI BOZDU..VE SONRADA BU GENÇLERDEN BİR ÇOK FAALİYET BEKLEMEKTEDİR...

AMA BU GENÇLER BU DURUMA DÜŞMÜŞ İSE BUNLARDA BİZLERİN MÜSLÜMANLARINDA PAYI VARDIR...ONUN HİDAYETE ERMESİ BİZİM ELİMİZDE DEĞİL...ÇÜNKÜ RABBIM BİZE MAHŞER GÜNÜ ONU NİYE HİDAYETE ERDİRMEDİN DİYE SORMAYACAK..BİZE ONU NEDEN UYARMADIN NEDEN NASİHAT ETMEDİN DİYE SORACAK...

GENÇLİK BÜYÜK BİR ÇÖKÜŞ İÇİNDEDİR..DİRİLMELERİDE YANLIZ İSLAMDADIR...

(*)İSLAMİ HAREKET(*) (*)H.Z.B.L.H=H.ŞAHİN(*)




ŞİFAHEN DEĞİL ACİLEN FİLİSTİNE YARDIM LAZIM!!!!!!!!!

RABBIM BUYURUYOR:
ALLAH (c.c) CANLARINIZI VE MALLARINIZI CENNET KARŞILIĞINDA İSTİYOR:

YARDIMLARINIZ Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..' DEN YAPABİLİRSİNİZ...

YA ALLAHU YA KADİRU YA MUTTAKİMU YA KAHHAR.....

HAMASA SELAM DİRENİŞE DEVAM...
15-12-2008 11:31 AM
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme 


Yazdırılabilir Bir Versiyona Bak
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Abone Ol | Konuyu Favorilerine Ekle

Foruma Git:

RSS Feed Feeds: Light Mode | URL | XML | Sitemap HTML

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız admin@ihlforum.net adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to admin@ihlforum.net

Hosting,iRCD,Radyo  Hosting,Reseller,Dedicated | Hosting,ircd,Radyo  Hosting | Chat,Sohbet,Mirc,Muhabbet,Hosting | |  Öneri ,İstek, Şikayet ,Tavsiye ,Sorularınız ,Kayıt Problemleri

Türkçe Çeviri » MyBB Destek | © 2002-2008 MyBB Group. | - |ıIıIı| Sponsor : BaşarıHosting |ıIıIı| -
IHLFORUM.NET © 2007 - ..... Until the iNFinite -| DarKFLame |-