Sohbet

Özel Arama
Mesaj Önizleme 
ZEKATIN İÇ ANLAMI
27-03-2008 01:14 PM ZEKATIN İÇ ANLAMI
reyyan
Kayıtsız




Level: inf
HP: nan / inf
reyyan's HPreyyan's HP
MP: inf / inf
reyyan's MPreyyan's MP
EXP: NAN%
reyyan's EXPreyyan's EXP
Tşk Ettiği Msj Sayısı
1221 Msjda Tşk Aldı
Mesaj: #1
ZEKATIN İÇ ANLAMI


Zekâtın İç Anlamı
Bilindiği gibi İslâm’ın şartlarından biri de zekâttır. Belli ölçüde maddî varlığa sahip olan Müslüman'ın, malının ve parasının kırkta birini ( yüzde iki buçuğunu ) her yıl zekât olarak vermesi gerekir. Bu zorunlu olan ibadettir. Onun dışında, her seviyeden insanın kendisinde bulunanı başkasıyla paylaşması, hep verici durumda olması daima tavsiye edilmiştir.

Sözlükte zekâtın bir anlamı da “temizlik” demektir. Kişinin kazandığı ve sahip olduğu malın belli bir miktarını ihtiyaçlı olanlara vermesi, insanı maddeten ve manen temizler. Kur’ân’da zekât namazla birlikte anılır. Mal canın yongası olduğundan, namazla canını temizleyen, zekâtla da malını arındırmış, böylece ruhunu temizlemiş olur.

Şüphesiz mal, madde, servet, çeşitli dünya nimetleri çok cazip ve tatlıdır. Âdeta mıknatıs gibi insanı kendine çeker. Yani insan paraya tutkun ve düşkündür. Onun için çoğunlukla Allah’a değil paraya kul olma eğilimindedir. Maddenin aşağıya çekip kendine bağladığı insan yukarıya çıkamaz, manevî âlemlere yükselemez. Mal hırsı ile kirlenen ruh, kararan kalb ve zihin manevî ve ahlâkî gerçekleri göremez. İlâhî sırları ve hikmetleri kavrayamaz. Bunun için bir zihin temizliği, ruh arınması ve kalb tasfiyesi işlemine tâbi tutulması gerekir.

Her hastalık kendi cinsinden bir şeyle iyileştirilir. Madde ve mal düşkünlüğünden gelen hastalık, yine aynı yolla tadavi edilir. İşte bu sebeple elde bulunan malın veya paranın belli bir kısmının ihtiyaçlı olanlara verilmesi emredilmiştir.

Zekât, kulun, serveti veren Allah’a karşı bir şükran borcudur. Bu kulluk bilincine ulaşmamış kimse için “vermek” ne kadar zordur! Öyle ya, niçin versin? Kendi çabasıyla biriktirdiği parasının veya babasından kalan servetinin az bir kısmını da olsa başkasına yahut da kamu hizmeti gören yerlere neden bağışlasın?

Zekât insandaki pintilik ve cimrilik gibi kötü huyları gidererek, onların yerine cömertlik, iyilik ve yardımseverlik gibi güzel huyları getirir. Eli sıkı kişiyi eli açık, tamahkâr insanı cömert yapar. İnsanı vermeye ve iyilik yapmaya alıştırır. Bunlar manevî zenginliklerdir, kişiye en az maddî varlık kadar mutluluk verirler.

Karşılıksız vermek ve cömert olmak Allah’ın sıfatı, karşılık beklemek ve cimrilik ise insan nefsinin özelliğidir. Zekât veren veya yardımda bulunan kimse nefsin özelliğinden uzaklaşıp, Allah’ın sıfatına yaklaşır. Böylece “Allah’ın ahlâkıyla ahlâklanarak” yüksek erdem sahibi olur. Sonuçta mal ve paraya mahkum olmaz, tersine onlara hakim olur. Servetin hizmetkârı, malın kölesi ve dünyalığın esiri olmaktan kurtulur. Manevî ve ruhî özgürlük ve bağımsızlığa kavuşur.

Her şeyin bir zekâtı vardır. Enes b. Malik’e göre evin zekâtı, içinde misafir için bir oda bulundurmaktır. Âriflere göre kalbin ve düşüncenin zekâtı, rikkat ve ulvî anlamda hüzün sahibi olmaktır.

Zekâtın aslı ve hakikati, nimetin cinsinden olmak üzere nimetin şükrünü edâ etmektir. Sağlık büyük nimettir. Her organın zekâtı vardır. Bu da bütün organların hayırlı, faydalı ve meşru zeminlerde hizmete sokulması ve ibadetle meşgul hâlde bulundurulmasıyla eda edilir.

Batındaki, yani derûnî ve manevî hayatımızdaki nimetlerin de zekâtı olmak gerekir. Sayıları çok olduğundan bunların birer birer sayılması zordur. Ölçü şudur: Öncelikle bu nimetler iyi bilinmeli, tanınmalı; zekât olarak da bunlar için hadsiz hesapsız şükür duygusu içinde bulunmalıdır.

Mesela “..ilmin zekâtı onu ehline ve talibine vermektir. Evin zekâtı gelen misafiri ağırlamak ve itibar etmektir. Sohbetin zekâtı dedikodudan uzak olmaktır. Evlâdın zekâtı yetimlere ihsandır. Kuvvetlinin zekâtı zayıflara yardımdır. Aşkın zekâtı vermek, hep vermektir.”

Zekât ve yardımlaşma insandaki şefkat ve iyilik duygusunu geliştirir. Gönül zenginliği kazandırır. İnsanı inceltir ve yumuşatır. Sert ve katı mizaçlı olmayı önler. Hadiste “Mal mülk çokluğu zenginlik değildir, asıl zenginlik gönül zenginliğidir.” buyrulur.

“Gönül zenginliği”nin hatırlattığı bir başka hadis şöyledir: “Mal sevimli ve tatlıdır. Onu her kim gönül zenginliği ile elinde tutarsa o mal kendisi için bereketli olur. Ona hırsla sahip olan ise malın bereketini göremez ve öylesi yiyip de doymayan kimse gibi olur. Yüksek el ( veren el ) alçak elden ( alan elden ) hayırlıdır.”

Hadiste geçen “bereket” kavramını maddî ölçülerle açıklamak imkânsızdır. O öyle bir manevî değerdir ki bulunduğu yeri, parayı mânen zenginleştirir, beraberinde mutluluk ve gönül huzuru getirir. “Bereketli para” en iyi ve en yararlı şekilde harcanan paradır. Zekât parayı bereketlendirir.

Kefenin cebi yoktur. Hiç kimse ölürken malını birlikte götürmemektedir. Allah ihtiyaç içinde kıvranan, kırık kalbli kimselerle birliktedir, onların gönüllerine yakındır. Gönlü yanan birinin ihtiyacını karşılayacak bir tasarrufta bulunmak gök kapılarını açar. Oradan yağacak rahmet damlaları, buna vasıta olan kişinin ruh ikliminde bahar çiçekleri tomurcuklandırır.

Her şeyin sahibi ve mâliki Yüce Allah’tır. Veren de O’dur, alan da O’dur. İnsanlar mallarının başında birer emanetçiden ibarettirler. Hadiselerin gelişmesinde, olayların cereyanında, dıştan göremediğimiz bir takım iç sebepler âmil olabilmektedir. Toplum düzenini sağlamanın ilâhî üslûplarından bir de budur. Meselâ, bir inanışa göre Hak Teâlâ muzdarip, kırık gönüllü, çaresiz kalmış kimselerin samimî yalvarışlarını karşılıksız bırakmaz, onlara el uzatır, inayet kapılarını açar. Bunu da kulları aracılığı ile yapar. Böyle bir ilâhî inayete vasıta kılınarak çaresiz birinin derdine derman olmak ne büyük mazhariyettir. Gösterişsiz ve hâlis niyetle yapılan bu türlü iyilik ve yardımların ömrü uzatacağına, ilâhî gazabı söndüreceğine, belâyı defedeceğine dair de müjdeli haberler vardır. Neden olmasın, Yüce Rabbin hesabı bilinmez ki!. Olgun insana düşen “Her geceyi Kadir bil, her gördüğünü Hızır bil!” düşüncesiyle hareket etmek olmalıdır.

Zekâtla sıkıntıda olan kimselerin zorunlu ihtiyaçları karşılanacağından, zengin-fakir arasında bir kaynaşma doğar. Yoksullar varlıklılara düşman olmaz. Aksi hâlde, gelir dağılımı arasındaki uçurum büyüdükçe sosyal patlamalar ve sınıf mücadelesi baş gösterir. Zekât bu olumsuzlukların emniyet supabıdır. Onun için hadiste “Mallarınızı zekâtla koruyun” buyrulmuştur.

Zekât görünüşte zenginin servetini azaltırsa da, gerçekte böyle değildir. İmkânı kısıtlı olanlara satın alma gücü kazandırdığı için ekonominin canlanmasına katkıda bulunur. Böylece zekât olarak verilen miktar fazlasıyla geri döner.

Zekât ve yardımlaşma ile helâl şekilde ihtiyaçlarını gideren muhtaç kişiler bu sebeple hırsızlık, dolandırıcılık, gasp gibi kötü yollara başvurmaya gerek duymayacaklardır. Zekât ibadetinin iyi uygulandığı devirlerde sosyal denge öylesine düzgün sağlanmıştır ki, bazan zekât verecek kimse bulmakta güçlük çekilmiştir.

Zekât bir çeşit sosyal sigorta sayılır. Yoksul ve düşkün durumda bulunanlar bu sigortadan tabiî olarak faydalanırlar. Zekât, Allah’ın, zenginlerin malından fakirlere ayırdığı bir haktır. Bu yüzden fakire zekât veren, bir bakıma onun hakkını vermiş olmaktadır.

Zekâtı almaktan çok vermek makbuldür. Yukarıdaki (52 numaralı dipnot) hadisten anlaşılacağı üzere, İslâm inanışında “veren el alan elden hayırlıdır.” Bu sebeple, daha hayırlı durumda bulunmak isteyen kimseler çalışıp kazanacaklar, “veren el” derecesine yükseleceklerdir. Zekât verecek seviyeye gelmek bir müslümana mutluluk veren bir şükran vesilesidir. Bu duygu ve inanç insanları daha çok çalışmaya ve kazanmaya teşvik eder.

Zekât verecek kimsede fazilet olarak şu özellikler aranır: 1. Malını helâlinden kazanmaya dikkat etmelidir. 2. Böbürlenmek, çalım satmak ve kendinden aşağı seviyedekilere üstünlük taslamak gibi basitliklerden uzak durmalıdır. 3. Önce kendi yakınlarını gözetmelidir. 4. Zekât verdiği veya yardım ettiği kimseleri minnet altında bırakmamalı, onların izzet-i nefislerini incitmemeye azamî derecede dikkat etmelidir. En makbul yardım “sağ elin verdiğini sol el dahi bilmeyecek kadar” gizlice ve reklâmsız yapılanıdır.

Başkasına yardım sadece zekâtla veya maddî imkânla olmaz. Dînimizde çok geniş bir “sadaka” kavramı vardır. Bu kelime yanlış anlaşılıyor ve dilenciye verilen üç beş kuruştan ibaret sanılıyor. Bakınız Peygamberimiz ne buyuruyor: “İnsanlarla iyi geçinmen sadakadır. Kardeşine yardımcı olman sadakadır. Birisiyle karşılaştığın zaman güler yüzlü davranman sadakadır. Tatlı söz sadakadır. Senin kabında bulunandan kardeşinin kabına bir şeyler aktarman sadakadır.”


ALINTI

27-03-2008 01:14 PM
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Tşk Edenler CESSES (02-09-2008 10:13 AM), Belinay (02-09-2008 10:16 AM)
02-09-2008 10:13 AM RE: ZEKATIN İÇ ANLAMI
CESSES
© 9492.698875 ©
*****

width=
Mesajlar: 2,895
Grup: Moderatör
Katılım: Jun 2008
Statü: Uzakta
Karma Puanı: 106
Karma Ver :

Ruh Halim: Neseli


Level: 42
HP: 10 / 1,037
CESSES's HPCESSES's HP
MP: 965 / 1,731
CESSES's MPCESSES's MP
EXP: 48%
CESSES's EXPCESSES's EXP
Tşk Ettiği Msj Sayısı 562
353 Msjda 566 Tşk Aldı
Mesaj: #2
RE: ZEKATIN İÇ ANLAMI


Allah razı olsun


Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..

Güven Bana Seviyorum Seni, İnan Bana Özlüyorum Seni, Bir Seni Sevdim Birde Sana Verdiğim Güven Dolu Sözleri...CESSES


Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..


02-09-2008 10:13 AM
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
02-09-2008 10:15 AM RE: ZEKATIN İÇ ANLAMI
reyyan
Özlemler yol açar bana...
******

width=
Mesajlar: 9,559
Grup: Özel Üye
Katılım: Oct 2007
Statü: Uzakta
Karma Puanı: 133
Karma Ver :

Ruh Halim: Oylesine


Level: 64
HP: 31 / 1,576
reyyan's HPreyyan's HP
MP: 3,186 / 5,495
reyyan's MPreyyan's MP
EXP: 6%
reyyan's EXPreyyan's EXP
Tşk Ettiği Msj Sayısı 691
598 Msjda 942 Tşk Aldı
Mesaj: #3
RE: ZEKATIN İÇ ANLAMI


cümlemizden inş.




02-09-2008 10:15 AM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
02-09-2008 10:16 AM RE: ZEKATIN İÇ ANLAMI
Belinay
Moderatör(Vip)
*****

width=
Mesajlar: 4,252
Grup: Moderatör(Vip)
Katılım: Aug 2008
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 167
Karma Ver :

Ruh Halim: Oylesine


Level: 48
HP: 35 / 1,194
Belinay's HPBelinay's HP
MP: 1,323 / 1,323
Belinay's MPBelinay's MP
EXP: 77%
Belinay's EXPBelinay's EXP
Tşk Ettiği Msj Sayısı 3310
1511 Msjda 2404 Tşk Aldı
Mesaj: #4
RE: ZEKATIN İÇ ANLAMI


ALLAH razı olsun







02-09-2008 10:16 AM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme 


Benzer Konular...
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  ZEKATIN FARZ OLMASININ ŞARTLARI reyyan 1 146 10-01-2008 12:35 AM
Son Mesaj: Atmaca
  ZEKATIN VERİLEBİLECEĞİ YADA VERİLEMEYECEĞİ KİŞİLER reyyan 0 102 09-01-2008 10:26 AM
Son Mesaj: reyyan
  ZEKATIN FAYDALARI reyyan 0 418 09-01-2008 10:24 AM
Son Mesaj: reyyan

Yazdırılabilir Bir Versiyona Bak
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Abone Ol | Konuyu Favorilerine Ekle

Foruma Git:

RSS Feed Feeds: Light Mode | URL | XML | Sitemap HTML

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız admin@ihlforum.net adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to admin@ihlforum.net

Hosting,iRCD,Radyo  Hosting,Reseller,Dedicated | Hosting,ircd,Radyo  Hosting | Chat,Sohbet,Mirc,Muhabbet,Hosting | |  Öneri ,İstek, Şikayet ,Tavsiye ,Sorularınız ,Kayıt Problemleri

Türkçe Çeviri » MyBB Destek | © 2002-2008 MyBB Group. | - |ıIıIı| Sponsor : BaşarıHosting |ıIıIı| -
IHLFORUM.NET © 2007 - ..... Until the iNFinite -| DarKFLame |-